KAMUOYUNA AÇIKLAMA

Değerli Meslektaşlarım, Meslek camiamız uzun zamandır aynı sorunları konuşuyor ve ne yazık ki aynı sonuçlarla yüzleşiyor. Ancak bu sorunları üreten yapılarla yüzleşmeden, kalıcı çözüm üretmek mümkün değildir. Meslekte Birlik olarak bizler, tepkisel ve kısa vadeli söylemlerden ziyade; akla, bilime, hukuka, planlama ve sorumluluk bilincine dayalı bütüncül bir anlayışın temsilcisiyiz. Mesleğimizin itibarını, meslektaşlarımızın emeğini ve geleceğini korumanın yolunun sloganlardan değil, güçlü ve tutarlı bir kurumsal duruştan geçtiğine inanıyoruz. Günümüzde SMMM’lik mesleği; küresel ekonomik dönüşümler, dijitalleşme, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşması, sürdürülebilirlik odaklı düzenlemeler, artan iş yükü ve haksız rekabet gibi çok boyutlu ve eş zamanlı baskı unsurları ile karşı karşıyadır. Bu süreçte ihtiyaç duyulan yaklaşım; günübirlik çözümler üretmekten ziyade, meslek mensubunu merkeze alan, stratejik yönü belirgin ve temsil niteliği güçlü bir kurumsal çerçevenin tesis edilmesidir. Mevcut durumda S.M.Mali Müşavirler; ağır iş yükü, yüksek ve çoğu zaman sınırsız sorumluluklar ile öngörülemez riskler altında mesleki faaliyetlerini sürdürmektedir. Bordrolu çalışan meslektaşlarımız adeta görünmez kılınırken; serbest olarak mesleğini icra eden ofis sahibi meslektaşlarımız ise sürekli değişen mevzuat, hızla gelişen teknoloji ve toplumsal dönüşüm süreçleri karşısında kurumsal destekten yoksun ve yalnız bırakılmaktadır. Bu noktada, mesleki birlik ve kolektif hareket kapasitesinin taşıyıcısı olması gereken odaların temel sorumluluğu; bu gerçekliği görmek ve meslek için somut, uygulanabilir, sürdürülebilir çözümler üretmek ve kararlı adımlar atmaktır. Meslekte Birlik camiasının duruşu nettir ve iddiası açıktır: İSMMMO ve TÜRMOB belli çevrelerin, kimliklerin veya dar perspektiflerin değil; emeğiyle ayakta duran tüm meslektaşların odası ve üst birliğidir ve tüm meslektaşların ortak temsil kurumu olmak zorundadırlar. İSMMMO ve TÜRMOB ideolojik tartışmaların değil, mesleki hak ve menfaatlerin kazanımını esas alan ortak aklın kurumsal zemini olmalıdır. Mesleki temsil anlayışı; ayrıştıran değil birleştiren, dışlayan değil kuşatan bir anlayışla yürütülmelidir. Meslekte Birlik olarak öncelikli hedeflerimiz; • Mesleğin ulusal ve uluslararası düzeyde hak ettiği saygın konuma ulaşması, • Meslektaşlarımızın yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, • Haksız rekabetten arındırılmış, itibarlı ve tahsilat sorunlarının minimize edildiği sağlıklı bir mesleki ortamın tesis edilmesidir. Meslekte Birlik, günü kurtaran değil; geleceği inşa eden bir anlayışla yol almaktadır. Bu yol, birlikten, istişareden, çözüm üretmekten, sorumluluk almaktan ve alınan kararların sistematik biçimde takipçisi olmaktan geçmektedir. Tüm meslektaşlarımızı; ortak değerler etrafında buluşmaya, mesleğimizin geleceğine birlikte sahip çıkmaya ve Meslekte Birlik çatısı altında akıl ve emeği büyüterek mesleğimizin yarınlarını birlikte inşa etmeye davet ediyoruz. Saygılarımla, Mustafa ÇAYA İstanbul Meslekte Birlik Başkanı
Spread the love

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneğine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında kamuoyuna açıklanan iddialar son derece ağır ve vahimdir.

Depremzedeler için toplanan bağışların şahsi hesaplara aktarıldığı, amacı dışında kullanıldığı, üçüncü kişilere gönderildiği ve bahis işlemlerine konu edildiği yönündeki tespit ve iddialar, yalnızca dernek yöneticileri bakımından değil, bu derneği denetleyenler bakımından da ciddi bir hesap verme sorumluluğu doğurmaktadır.

Burada artık açık ve net konuşmak gerekmektedir:

Ahbap Derneğinin mali denetimini TÜRMOB yapmış, hazırlanan denetim raporu dönemin TÜRMOB Genel Başkanı tarafından kamuoyuna açıklanmıştır.

Dolayısıyla bugün ortaya çıkan vahim iddialar karşısında yalnızca dernek yöneticilerinin değil, TÜRMOB tarafından yapılan denetimin kapsamının, niteliğinin ve yeterliliğinin de sorgulanması kaçınılmazdır.

TÜRMOB şu sorulara derhâl cevap vermelidir:

  • Denetim hangi dönemleri ve hangi hesapları kapsamıştır?
  • Dernekten şahsi hesaplara yapılan para transferleri incelenmiş midir?
  • İlişkili kişilerin banka hesapları ve para hareketleri denetim kapsamına alınmış mıdır?
  • Kambiyo senetleri, gayrimenkul işlemleri ve üçüncü kişilere yapılan aktarımlar araştırılmış mıdır?
  • Denetim yalnızca dernek yönetiminin sunduğu belge ve açıklamalar üzerinden mi yürütülmüştür?
  • Denetimde banka doğrulamaları, karşıt incelemeler ve para akış analizleri yapılmış mıdır?
  • Tespit edilen riskler neden kamuoyuyla paylaşılmamıştır?
  • Denetim raporunda Ahbap Derneğine güven telkin eden açıklamalar hangi somut kanıtlara dayandırılmıştır?

Denetim, bir kuruma güven belgesi vermek veya kamuoyu nezdinde itibar kazandırmak için yapılmaz. Denetimin amacı; gerçeği ortaya çıkarmak, kamu yararını korumak, mali riskleri tespit etmek ve bağışçıların emanetine sahip çıkmaktır.

Siyasi, ideolojik veya kişisel yakınlıklarla yapılan; mesleki şüphecilikten, bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan uzak bir denetim, denetim değildir. Böyle bir yaklaşım, kamuoyunun mesleğe ve meslek kuruluşlarına duyduğu güveni doğrudan zedeler.

Ahbap Derneği hakkında bugün ileri sürülen iddialar doğruysa, yapılan denetimin bu işlemleri neden ortaya çıkaramadığı açıklanmalıdır. İşlemler denetim döneminde mevcut olduğu hâlde görülmemişse ağır bir mesleki yetersizlik ve ihmal; görülmesine rağmen rapora yansıtılmamışsa çok daha vahim bir etik ve hukuki sorumluluk söz konusu olacaktır.

Burada “ahbap-çavuş ilişkisi” görüntüsü doğuran temel sorun da budur: Denetleyen kurumun, denetlediği yapıya karşı mesafesini ve bağımsızlığını koruyamaması.

TÜRMOB, meslek mensuplarını sürekli olarak bağımsızlık, tarafsızlık, mesleki özen ve etik kurallara uymaya davet etmektedir. Aynı ilkeler, herkesten önce TÜRMOB’un kendi kurumsal faaliyetleri için geçerlidir.

Meslekte Birlik olarak talebimiz nettir:

  1. Ahbap Derneğine ilişkin TÜRMOB denetim raporlarının tamamı kamuoyuna açıklanmalıdır.
  2. Denetimin kapsamı, çalışma dosyaları, banka doğrulamaları ve denetim kanıtları bağımsız bir kurul tarafından incelenmelidir.
  3. Denetimi yapan kişilerin bağımsızlıkları, mesleki yeterlilikleri ve olası çıkar ilişkileri araştırılmalıdır.
  4. İhmal, kusur veya etik ihlal tespit edilmesi hâlinde sorumlular hakkında disiplin ve hukuki süreçler başlatılmalıdır.
  5. TÜRMOB yönetimi, kamuoyuna açık, şeffaf ve tatmin edici bir açıklama yapmalıdır.

Elbette soruşturma aşamasındaki kişiler hakkında kesin hüküm verme yetkisi bağımsız yargıya aittir. Ancak soruşturmanın devam ediyor olması, denetim sorumluluğunun sorgulanmasına engel değildir.

Depremzedeler adına verilen her kuruş emanettir.

Bu emaneti amacı dışında kullananlar kadar, emaneti gereği gibi denetlemeyenler de kamuoyuna hesap vermelidir.

Meslek örgütleri siyasi yakınlıkların, kişisel ilişkilerin ve ideolojik tercihlerin değil; hukukun, meslek ahlakının ve kamu yararının tarafında olmak zorundadır.

MESLEKTE BİRLİK BAŞKANI

Mustafa ÇAYA

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*