SORUNLARI DEĞİL, SORUMLULUĞU PAYLAŞIN

Screenshot
Spread the love

150 Bin Mali Müşavir Var, Ancak Karar Söz Hakkı Yok: Bu Paradoks Bitmeli!!!!!!

Türkiye’nin mali ekosisteminde yapısal bir gerçek var: 150 bini aşkın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bu ülkenin muhasebe yükünü taşıyor; işletmeleri ayakta tutan, beyanları hazırlayan, günlük riskleri yöneten, reel sektöre doğrudan dokunan ana kitle SMMM’lerdir. Ancak bu büyük profesyonel topluluğun üzerinde yer alan kurumsal yönetim mimarisinde, karar mekanizmasının ağırlıklı şekilde Yeminli Mali Müşavirlerin elinde olduğu bir yapı var ve bu yapı, bugün geldiğimiz noktada meslek için ciddi bir yönetişim problemi üretmektedir.

30.12.2025 tarihli ve 33123 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ ile gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan birçok istisna ve indirimin YMM tasdikine bağlanması, mesleğin geleceği açısından önemli bir kırılma yaratmıştır. Bu düzenleme teknik bir “uyum ve güvence” hamlesi gibi sunulsa da, stratejik perspektiften bakıldığında YMM lehine yetki yoğunlaştırması anlamı taşımaktadır. Yani, karar mekanizmasında ağırlığı bulunan kesim, mesleğin tamamını ilgilendiren kritik bir alanı yine kendi lehine güçlendiren bir regülasyon ekosistemi üretmektedir. Bu durum sadece bir hukuki düzenleme meselesi değil, doğrudan temsil adaleti ve mesleki demokrasimeselesidir.

Bugün TÜRMOB’un yönetim yapısında çoğunluk ve karar üstünlüğü SMMM kitlesinde değil, YMM ağırlıklı biryapının kontrolünde bulunuyor. Bu tablo mesleğin doğal dinamiklerine aykırı. Çünkü uygulamayı yapan SMMM, yükü taşıyan SMMM, sahada sorunlarla yüzleşen SMMM; ancak yetkiyi belirleyen, mevzuatın yönünü şekillendiren ve mesleğin kaderini tayin eden çoğunluk YMM. Kurumsal yönetim literatüründe bu durum “temsilde kırılma” olarak tanımlanır ve her temsilde kırılma, zamanla çıkar çatışması, politik güç yoğunlaşması ve meslekte ayrışma üretir. Bugün yaşadığımız tam olarak budur.

Bu tablo sürdürülebilir değil. Çünkü:

• Meslek politikası SMMM’nin ihtiyaçları doğrultusunda değil, YMM bakış açısı üzerinden dizayn ediliyor.

• Her yeni düzenleme YMM otoritesini güçlendirirken, SMMM’yi daha bağımlı ve daha tali bir pozisyona itiyor.

• Mesleğin geleceği hakkında karar verenler, mesleğin ana kitlesi değil; karar gücü pratikten kopuk, piramidin üst katında yer alan daha küçük bir grup tarafından kullanılıyor.

Bu noktada açık ve net konuşmak gerekiyor:

TÜRMOB’ da gerçek anlamda demokratik yönetim hakimolmak zorundadır.
Bu ülkenin 150 bin SMMM’si varken, bu dev mesleki ekosistemi çoğunluğu temsil etmeyen bir yönetim aklının belirlemesi ne adil, ne kurumsal, ne de sürdürülebilirdir. SMMM sahayı yönetiyor ama sistemin düğmelerine basamıyor. Yetki var ama güç yok; emek var ama söz hakkı sınırlı. İşte sorun tam burada başlıyor.

Eğer bu mesleğin geleceğinde adil temsil, dengeli yetki dağılımı, mesleki saygınlık ve stratejik güçlenmeisteniyorsa, önce şu cesur cümleyi kurmak gerekiyor:
TÜRMOB’u SMMM’ler yönetmeden bu sorunlar bitmez.

Saha gerçekliği ile karar merkezi arasında uyum sağlanmadıkça; yetki piramidi demokratikleşmedikçe; mesleğin çoğunluğu kurumsal mekanizmanın gerçek sahibi olmadıkça, her yeni tebliğ tartışma, her yeni düzenleme huzursuzluk üretmeye devam edecektir.

Meslek artık yeni bir kurumsal vizyon eşiğinde. Bu vizyonun temel parametresi ise basit ama güçlü: TÜRMOB’ un ruhu, gücü ve yönetimi SMMM’ de olmalıdır.

Değerli meslektaşlarım, TÜRMOB’ un kamuoyuna yaptığı bilgilendirmede, dokuz üyeli yönetim kurulunda beş YMM temsilcisi bulunmasına rağmen “Mali idare bize sormadı, duymadık, görmedik” şeklindeki beyanlarda bulunması kabul edilemezdir. Bu yaklaşımı şiddetle kınadığımızı ifade etmek, mesleki bir sorumluluktur.

Bütün meslektaşlarımız adına açık ve net bir şekilde belirtmek isteriz ki; bu yönetim anlayışını asla kabul etmiyoruz, kabul edemeyiz ve kabullenmiyoruz.

Meslektaşlarımız, çözüm makamında olanların önerilerle yetinmesini değil, sorumluluk alarak gerçek ve kalıcı çözümler üretmesini beklemektedir.

Bu meslek SMMM ile var, SMMM ile yaşıyor ve geleceğini de SMMM ile inşa edecek. Bu dönüşüm bir tercih değil; artık stratejik bir zorunluluk.

İstanbul Meslekte Birlik Başkanı

Mustafa ÇAYA

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*